Reklam
Astana

Merhaba

Merhaba

Merhaba

Dünya tarihinde önemli kırılma noktaları vardır. Bu kırılmalar bazen uygarlıklardan birinin diğeri karşısında üstünlük sağlamasına zemin hazırlamıştır. Bunun da öncesine uzanmak gerekirse; yazının icadı insanlığın ilerlemesinde büyük bir dönüm noktasıydı. Matbaanın icadı da anılması gerekli bir dönüm noktasıdır. İnsanlık, matbaanın icadından itibaren bilgiyi yayma ve ona ulaşmakta önemli bir kolaylığa kavuşmuştur. Bu kolaylığı daha erken kullanmaya başlayan toplumlar hem sosyal bilimler hem de teknik alanlarda önemli ilerleme şansı yakalamış, diğer toplumlara karşı büyük bir avantaj sağlamışlardır. Birbirini destekleyen çok sayıda etkenin de bir araya gelmesi sayesinde batılı toplumlar dünyanın diğer bölgelerini yavaş yavaş kontrol altına almışlardır. Bu durum halen devam etmektedir.

Batılı devletlerin elde tuttukları üstünlüğünün kaynağı bilim ve teknolojiyi geliştirmelerinde özgür düşüncenin önemini göz ardı etmemek gerekiyor. Bilgiye ulaşmakta yeni etkenler devreye girmiş durumdadır. Şimdiye dek başarı hikâyesini okumakla bitiremediğimiz bu dünyanın nasıl bu noktaya ulaştığı artık biliniyor. Bundan dolayıdır ki Avrupa uygarlığı dışında kalan bölgelerde de yükselen yeni aktörler belirmiştir. Bu olanaklardan Türk toplumunun da yararlanmaması için hiçbir neden yoktur.

İnsanlık için yazının icadı, matbaanın keşfi kadar önemli bir başka dönüm noktasının da farkında olmak gerekiyor. İnternet terimi ile özetleyebileceğimiz bu yeni durum bilgi üzerinde tekel kurmayı imkansızlaştırmıştır. Ancak buradan hareketle sanal teknolojiden yararlanarak bilgiye erişmedeki kolaylığın hep doğru amaçlarla kullanılacağı sonucuna varmamak gerekir. Çünkü herkesin erişebildiği bir iletişim aracı aynı zamanda yönlendirme ve çarpıtmalara da fazlasıyla açıktır.

Sanal iletişim teknolojileri ile ortaya çıkan bu yeni durum insanlık için hem yeni şanslar sağlamakta hem de kamu otoritesinin gücüne güç katmaktadır. Devlet bireyleri her noktada ve her anda kontrol edebilecek teknolojiye kavuşmuştur. Ama birey de devletin her dediğinin doğruluğunu sorgulayacak bir sanal dünyaya, bilgi okyanusuna sahiptir. Hem diktatörlük kurmak artık daha kolaydır. Hem diktatörlüğün sürdürülebilmesi bir o kadar zordur. Aslında karşı karşıya bulunulan bu tablo devlet ve toplum ilişkisi bağlamında henüz tam açıklıkla tanımlanabilmiş ya da teşhis edilebilmiş değildir.

Sanal dünyada iletişim ve bilgi alışverişi olanağı artık her yurttaşın kendisini ilgilendiren konular hakkında görüş ve düşüncelerini başkalarıyla paylaşmasını sağlayabilmektedir. Artık herkes kendi ölçüsünde bir yazar olabilir. Bu durum herkesin kamusal alana çıkmasına ve görüşlerini ortaya koymasına imkan vermektedir ve bu yönüyle memnuniyet vericidir.

Ben de siyaset bilimi, insan hakları, anayasa hukuku ve devletler hukuku alanında birçok eserin yazarı ve binlerce öğrenci yetiştirmenin verdiği sorumluluğun gereğini yerine getirmek istiyorum.

Türkiye’de gazeteler çok fazla okunmamakla beraber kamuoyu oluşmasında hala oldukça belirleyicidir. Ben de özellikle siyasal sistem değişikliğinin gündemde olduğu içinde yaşadığımız günlerde bir bilim insanı olarak topluma karşı görevimi yerine getirmek istedim. Kaleme aldığım yazılarımı birçok gazeteye gönderiyorum. Ama yayınlamakta istekli davranmıyorlar. Ben de belki yayınlamaya değer görmemişlerdir diye basın organı sahiplerini zan altında bırakmayacak bir kanaate varmak istedim. Bununla beraber; yazılarımın kalitesi konusunda gazete patronlarının tek söz sahibi olmadıklarını göstermek için de bu kişisel sayfamda yazmaya başlamaya karar verdim.

Güzel ülkemin oradan oraya savrulan insanlarına kendi bilimsel görüşlerimle hitap etmek istiyorum. Onların takdir ve eleştirileri benim için paha biçilmez bir değere sahip olacaktır.

Saygılarımla.

 

 

info@ilyasdogan.com